Tarih Öğretmenlerinden

Editör Yayınevi

EsraÖz

Usta : 3855

100001000010000100001000010000

Tarih: 2 Ağustos 2013 Cuma 17:46

Görüntüleme: 8102

Cevap: 0


Millî Edebiyat Döneminde Öğretici Metinler



genç, kalemler

1. Makale

Bir konu hakkında bilgi vermek bir fikir veya konuya açıklık kazandırmak üzere belli bir uzunlukta kaleme alınan makale türü bizde Tanzimat’ı takip eden yıllarda görülür.
Tanzimat Dönemi Makale Yazarları: Namık Kemal, Şinasi, Ahmet Mithat, Ziya Paşa
Servet-i Fünûn Dönemi Makale Yazarları: Hüseyin Cahit Yalçın, Süleyman Nazif Cenap Şehabettin.

Bu tür Milli Edebiyat döneminde daha fazla yaygınlık kazanmıştır. Yazarlar düşüncelerini ortaya koymak için makaleye ağırlık vermiştir. Bu çerçevede Milli Edebiyat yazarları Türkçülük akımını tüm yönleriyle ortaya koymak, yeni Dil anlayışını benimsetmek, halkı eğitmek ve yönlendirmek, siyaseti yönlendirmek için düşüncelerini makale türü ile ortaya koymuşlardır.

Ömer Seyfettin: “Genç Kalemler” dergisinde Türk dilinin sadeleştirilmesi için makaleler yazmış, bu yazılar “Yeni Lisan” hareketinin yayılmasında ve Milli Edebiyat akımının yayılmasında etkili olmuştur.

Ali Canip Yöntem: Yeni edebiyatın savunmasını yapmış, Edebiyat ve Edebiyat tarihi konularında yaptığı çalışmalarla tanınmıştır. Türk Yurdu’nda yayımlanmış olan makalelerini “Milli Edebiyat Meseleleri” ve “Cenap Bey’le Münakaşalar” adlı kitaplarında toplamıştır.

Ziya Gökalp: Türkçülüğün dilde, sanatta, bilimde, hukukta, dinde, ahlakta, siyasette, felsefede ve iktisatta nasıl gerçekleştirileceğini makaleleriyle ortaya koymuştur.

2. Fıkra

Gazete veya dergilerin belli bir bölümünde yayınlanır. Başlangıçta siyasi olan fıkra yazıları zamanla konu bakımından genişlemiştir. Fıkralar zaman içinde günlük, sosyal konuları işleyen, hak ve hukuk konularına da el atan, bir kişi ya da edebi konuları da tartışan yazılara dönüşmüştür. Milli Edebiyat döneminde ise günlük sosyal konuların yanında bir kişiyi ya da edebi bir konuyu tartışan Fıkralar da yazılmıştır.

  • Edebiyatımızdaki Fıkra yazarları: Ahmet Rasim, Hüseyin Cahit Yalçın Ahmet Haşim, Refik Halit Karay, Falih Rıfkı Atay. Halide Edip Adıvar…
  • Ahmet Rasim: Şehir Mektupları, Eşkal-i Zaman Muharrir, Bu ya
  • Ahmet Haşim: Bize Göre, Guraba-hâne-i Laklakan
  • Refik Halit Karay: Bir Avuç Saçma, Bir İçim Su, Ay Peşinde, Guguklu Saat, Kirpinin Dedikleri
  • Orhan Seyfi Orhon: Kulaktan kulağa
  • Ziya Osman Atay: Satı çizmeli Mehmet Ağa, Gün Doğmadan.
  • Falih Rıfkı Atay: Eski Saat, Çile edebiyatımızın fıkra türünde yazılmış eserleridir.

3. Şiir

Sade Dil ve hece vezni ile yazılan bir şiir hareketinin oluşmasında ve gelişmesinde GENÇ KALEMLER dergisi önemli bir işlev görmüştür. 

“Genç Kalemler”,1910-1912 yıllarında Selanik’te yayınlanan milliyetçi bir fikir dergisidir. “Hüsün ve Şiir” adı altında yayın hayatına başlayan dergi, 8. sayıdan itibaren “Genç Kalemler” adını alır. Adını alır. Derginin başyazarı ise Ali Canip Yöntem’dir. Dergide, 1911 yılının nisan ayında Ömer Seyfettin tarafından “Yeni Lisan” adlı bir makale yayımlanır.

Yeni Lisan hareketinin özünü, dilde sadeleşmenin  gerçekleşmesinin, Türkçeden yabancı kuralların çıkarılması ve yazı dili ile konuşma dili arasındaki ayrımın ortada kaldırılması oluşturur. Bu hareket dilde birliği ve ulusallaşmayı savunmuştur. “Ziya Gökalp”ın

“Aruz sizin olsun hece bizimdir,

Halkın söylediği Türkçe bizimdir;

Leyl sizin, şeb sizin, gece bizimdir,

Değildir bir mana üç ada muhtaç.” dizeleriyle ortaya koyduğu anlayış bir ilke haline gelmiş; hece ölçüsüyle şiir yazmak, aruzla şiir yazan şairleri de etkileyecek şekilde edebiyatta yer etmiştir.

Özellikleri

  • Sade bir Dil kullanılmıştır.
  • Hece vezni kullanılmıştır.
  • Halk şiirinden yararlanılmıştır.
  • Halkın ve ülkenin sorunları işlenmiştir.
  • Öğretici niteliği ağır basan şiirler yazılmıştır.
  • Milliyetçilik ve Türkçülük fikrini işleyen, milli coşkuyu artırıcı şiirler yazılmıştır.
  • Şiirlerde yalnız dörtlük değil, değişik dize kümeleri kullanılmış, Batı edebiyatı kaynaklı Nazım şekillerinden yararlanılmıştır.

Milli Edebiyat Döneminde Sade Dil ve Hece Ölçüsüyle Yazılan Şiirlerde Ahengi Sağlayan Unsurlar

Milli Edebiyat Akımı şairleri şiirde ölçü ve uyağa önem vermişler, çoğu zaman doldurma uyaklarla ahengi sağlama yoluna gitmişlerdir. Hece ölçüsü kullanmaları da şiirde ahengi sağlamaya yönelik bir adımdır.

Ritim Özellikleri

Ritim hece ölçüsündeki duraklarla sağlanmıştır. Ses tekrarları ve sözcük tekrarları da ritmi sağlamaya yardımcı olur.

Ses ve Söyleyiş Özellikleri

Milli Edebiyat şairlerinin, özellikle gençleri vatan savunmasına teşvik edici şiirlerinde ve Türklük fikrinin aşılandığı manzumelerinde coşkulu bir söyleyiş göze çarpar. Ancak onların Servet-i Fünûn şairleri gibi bireysel duyarlılıkları anlattıkları duygusal şiirleri de vardır.

Yapı

Halk edebiyatından esinlenmiş olsalar da heceyle yeni kalıplar denemekten geri durmamışlardır. Hatta Batı kaynaklı Nazım şekillerini (sone) de kullanmışlardır.

Söz Sanatları ve İmge

Şiirlerini söz sanatları ile süsleme gibi bir tavır takınmamışlardır. Ancak benzetme, teşhis, tekrir gibi Halk şirinde sıkça kullanılan söz sanatlarını sıkça kullanmışlardır. Şiirleri imge açısından da çok zengin değildir. Çünkü onlar olabildiğince düz, yalın, açık, anlaşılır, düz şiirler yazmışlardır. Şiirlerin önemli bir kısmında kuru bir didaktizm göze çarpar.

Milli Edebiyat Döneminde Saf Şiir Anlayışı

Hece vezniyle, yalın bir dille, devrin gerçeklerini, halkın sorunlarını dile getiren şiirler yazmak yerine, sanat değeri yüksek saf (öz) şiire yönelmişlerdir. Bu anlayışa yönelik şiir yazan şairler: Yahya kemal Beyatlı, Ahmet Haşim.

  • Aruz ölçüsüyle yazmışlardır.
  • Bireysel konularda yazmışlardır.
  • Dil doğal dilden farklıdır. Sözcüklere yeni anlamlar yükleyerek imge oluşturma yoluna gitmişlerdir.
  • Yahya Kemal Beyatlı (1884-1958)
  • Üsküp’te doğmuştur. İlk ve orta öğrenimini Üsküp, Selanik ve İstanbul’da yaptıktan sonra 1903’te Paris’e gitmiştir.
  • Kişiliği Paris’te Albert Sorel’den aldığı tarih dersi ile şekillenmiştir. Sorel’den aldığı metotla Osmanlı tarihini incelemeye başlamıştır.
  • Baudelaire, Victor Hugo, Verlaine gibi Fransız şairlerinin etkisinde kalmıştır.
  • Onun şiirlerinin çıkış noktası Osmanlı tarihi ve şiiridir. Onun şiirlerinde neo-klasik bir anlayış vardır. Yeni şekillerle ve sade bir dille yazdıklarında bile Osmanlı medeniyetine bağlı olduğu görülür.
  • Konu olarak tarih, vatan, millet ve İstanbul sevgisi ön plandadır.
  • Yahya Kemal’de tarihe yaslanan bir milliyetçilik vardır.
  • Duygu, düşünce ve hayali ustalıkla kaynaştıran şair, pek çoğuna hikâye karakteri verdiği lirik-epik şiirleri geniş bir kültürün, derin bir felsefenin ürünüdür.
  • Sanatçı şiirde iç ahengi her şeyden üstün tutan sanatçı, şiirleri de şiirsel bir bütünlüğe ulaşmış; iç ve dış ahenklerin yardımı ile bu konuda başarılı olmuştur. Bu ahengin oluşumunda daha elverişli olduğu için “Ok” şiiri dışındaki tüm şiirlerin aruz vezni ile yazmıştır.
  • Divan şiirimizin Batı şiirindeki bütün anlayışıyla ele almıştır; bu şiiri çağdaş bir yorumla yeniden sunmuş neo-klasik bir şairdir.
  • Aruza en güzel şeklini vermiştir.
  • Şiirlerinin yanında düzyazı olarak makale, gezi, deneme, anı, fıkra, mektup, hikaye, monografi türlerinde yazılar yazmış, çeviriler yapmıştır.

Şiir: Kendi Gök Kubbemiz, Eski Şiirin Rüzgârıyla, Rubailer ve Hayyam Rubailerini Türkçe Söyleyiş Bitmemiş şiirler

Düzyazı: Aziz İstanbul, Eğil Dağlar, Siyasi Hikâyeler, Siyasi ve Edebi Portreler, Edebiyata Dair, Çocukluğum, Gençliğim, Siyasi ve edebi Hatıralarım, Tarih Muhasebeleri, Mektuplar-Makaleler

4. Roman

Bu dönem romancıları topluma karşı duyarlı kişilerdir. Toplumdaki olaylara kayıtsız kalmamışlardır. Başlangıçta Fecr-i Âtî topluluğuna bağlı olarak hareket ettikten sonra “Yeni Lisan” makalesindeki memleketten bahseden Edebiyat oluşturma çizgisinde birleşmişlerdir. Bu birleşim; romanın konusunu, dilini etkilemiştir. Milli Edebiyat romancılarının ortak özellikleri; toplumun ve bireyin problemlerini dengeli olarak işlemek, memleket ve millet sevgisini romantik duygularla beslemek, milli değerlere sempati ile yaklaşmak şeklinde özetlenebilir.

Milli Edebiyat Dönemi Romanının Yapı Özellikleri

Olay: Olaylar, genelde tarihi ve toplumsal gerçekliklerden hareketle tasarlanmıştır. Bu dönem romanlarında olaylarda; İstanbul dışında, memleket sorunları etrafında oluşmuştur.

Kişiler: Milli Edebiyat romanı dışa-Anadolu’ya açılmış-başka insanların da var olduğu bilinciyle hareket eden, içinde yaşadığı toplumun sorunlarına, sıkıntılarına yabancı kalmayan kahramanların romanı olmuştur.

Zaman: Genelde kendi yaşadıkları zamanın tarihi ve sosyal konularını ele almışlardır. 

Mekân: Mekan olarak şehir, kasaba ve köyleriyle Anadolu; romana bir taraftan gerçekçi bir bakış açısıyla, diğer taraftan da bir memleket romantizmi ile girmiştir.

Milli Edebiyat Dönemi Romanının Tema Özellikleri

Romanların teması bireysellikten kurtarmış, toplumsal konular tema işlenmiştir.

Tema: Siyasi kavgalar, Türkçülük, yanlış Batılılaşma, kuşaklar arası çatışma, geri kalmışlık, eğitimsizlik, cehalet, yoksulluk…

Dil ve Anlatım Özellikleri: Eserlerin günlük konuşma diliyle yazılması gerektiğini savunmuşlardır. Sade Dil ile yazılmıştır.

Etkilenen Akımlar: Sanatçıların yaşadığı dönemin toplumsal gerçekliğinden hareketle kurgulanmıştır. Bu eserler, iyi bir gözlem sonucunda yazılmıştır. Bu yönüyle Milli Edebiyat Dönemi romanları realist özellik taşımaktadır.

Cevap Yaz

Cevaplar

Bu konuya henüz cevap yazılmamış.

Geri Bildirim Gönder
Vazgeç Gönder
Giriş Yap

E-posta veya Kullanıcı Adı

Şifre


  • Şifrenizi hatırlamıyorsanız buraya tıklayınız.

  • Foruma üye olmak istiyorsanız buraya tıklayınız.

Vazgeç Giriş Yap