EsraÖz

Usta : 3855

100001000010000100001000010000

Tarih: 27 Temmuz 2013 Cumartesi 15:34

Görüntüleme: 732

Cevap: 0


Yazılı Dönem - Uygur Metinleri



UYGUR DÖNEMİ METİNLERİ

1. Altun Yaruk

Altun Yaruk, ("التون altun" "altın." ve "يرقلق yarukluk" "nur, ışık, aydınlık; altun, yarukrahatlık." anlamındadır.) (Türkçe: Altın lşık) isimli, Beşbalık'lı Uygur bilgini Singku Seli Tutung tarafından, 10. yüzyılın birinci yarısında Çince'den Uygurca'ya çevrilmiş olan bir eserdir.

Altun Yaruk, içinde "Şehzade ile Aç Pars Hikâyesi" gibi catikler ile yer yer lirik bir eda taşıyan ve ağıtları andıran şiirleri içerir. Catik (Hintçe: jātaka Sanskritçe: जातक) içinde açlıktan ölmek üzere olan bir parsı kurtarmak isteyen, özverili şehzade anlatılır. Parsın ölmemesi için şehzade kendisini ona yem eder. Catiğin sonunda Buda, şehzadenin, kendisi olduğunu söyler. Bu hikâye de çok canlı ve akıcı bir biçeme sahiptir. Şehzadenin ölümü üzerine söylenen şiirlerde ise tam bir ağıt havası vardır.

Birkaç benzeri bulunan ve oldukça oylumlu (Radloff ve S.Y. Malov baskısı 707 sayfa) olan Altun Yaruk, burkancılığın (budizmin) esaslarını, felsefesini ve Buda'nın yaşamını anlatan bir eserdir. 1990 yılında, aslen Doğu Türkistan'lı olan Kahar Balad adlı Uygur araştırmacısı, "Şıngqo Şäli Tutung" ve çevirileri üzerinde çalışmalar yapmıştır. Altun Yaruk'un Uygurcave Çince'ye yapılan çevirileri dışında Tibetçe ve Moğolca (Aлтaн Герел, Altan Gerel) gibi çevirileri de bulunur.

2. Sekiz Yükmek

Sekiz Yükmek, (Sekiz Tomar, Sekiz Yığın) adlı sutra (sudur), Uygurlar arasında yayılmış olan Budizm dini öğreti, düşünce veya inancını başkalarına tanıtmak, benimsetmek ve yaymak amacı ile yazılmış bir eserdir. Çince'den çevrilmiş olan Sekiz Yükmek, Burkancılık'a (Budizm) ait dini-ahlaki inanışlar ve kolaylıkla uygulanabilir bazı bilgileri içerir. 24 Kasım1907 tarihinde Turfan'ın 10 km. batısında Yamaz Vadisi'ndeki Yar-Hoto'da bulunmuş 405 satırlık sutradır.

Şinasi Tekin tarafından işlenen Kuanşi im Pusar (Ses işiten ilah), "Asil Dinin Nilufer Çiçeği" adlı sudurun bir bölümüdür. "Sekiz Yükmek" hikâyesi de W. Radloff tarafından Uygur harfleriyle yayınlanmıştır ve sekiz ışık demeti anlamına gelir.

3. Kalyânamkara ve Pâpamkara Hikâyesi

1908 yılında Pelliot’un Orta Asya’ya yaptığı seferlerde elde ettiği yazmalar arasında ortaya çıkmıştır. Metin bugün Bibliotheque Nationale’dedir. 10. yüzyıla ait olan metnin ilk neşrini 1914’te Clement Huart yapmıştır. Daha sonra Pelliot tarafından aynı yıl daha iyi bir neşir yayınlanmıştır.

Aslı Sanskritçe olan hikâyenin Tibetçe ve Çince Metinleri de vardır. Kalyânamkara ve pâpamkara adındaki iki kardeşin hikâyesi anlatılmaktadır. Bunların isimleri Uygurca metinde edgü ögli ve ayıg ögli şeklinde geçer.

Uygurca metin 20 yapraktan oluşan bir defter biçimindedir. Yaprakların eni 11, boyu 14 cm’dir. Sayfa kenarlarında pek çok yazı ve işaretler bulunmaktadır.

4. Irk Bitig

Irk Bitig, 9. yüzyıla ait falcılıkla ilgili eserdir. Orhun alfabesi ile kâğıda yazılmış uygur, metinlerieserlerdendir. Bin Buda mağaraları civarındaki mabetlerde bulunan Göktürk yazılarıyla yazılmış bu tam ve mükemmel el yazması, şimdiye kadar elde edilen yazmaların en dikkat çekici olanıdır. Bulunan diğer yazmalar ise Altun Yaruk ve Sekiz Yükmek tir.

Yazma, küçük bir kitap hâlindedir. Sarı renkli, kuvvetli, kalın ve iyi bir Çin kâğıdı üzerine yazılmıştır. Sayfalarının uzunluğu 13.1 cm, genişliği 8.1 cm, tabakalarının her biri birbirine dikilmemiş, tutkal ile yapıştırılmıştır. Bu tutkal o kadar sağlamdır ki, aradan uzun bir zaman geçmiş olmasına rağmen, hâlâ gevşememiştir. Kitap ciltli değildir. Çok fazla okuduğu için sayfa köşeleri ve dış yaprakları oldukça yıpranmış ve kırışmıştır. Kâğıdın çok kaliteli bir cinsten olması kitabın son zamanlara kadar muhafaza edilebilmesini sağlamıştır. Toplam 104 sayfa ve 65 paragraftan ibarettir. Kitabın adı 101. sayfada açıkça Irk Bitig olarak kaydedilmiştir. Irk “fal” vebitig “kitap” kelimelerinden oluşan eserin Eski Türkçe adı "Fal Kitabı" anlamına gelmektedir. Bu fal kitabı Doğu Türkistan’daUygurların hâkim olduğu ve Uygur edebiyatının parlak devirlerini geçirdiği çağa aittir. Bu bölgede ve Orta Asya’nın diğer bölgelerinde bu şekilde birçok yazma bulunmuştur. Bunların çoğu Budizm’e giren Türklere ait olup çoğunluğu Orhun alfabesi ile yazılmıştır.

Cevap Yaz

Cevaplar

Bu konuya henüz cevap yazılmamış.

Geri Bildirim Gönder
Vazgeç Gönder
Giriş Yap

E-posta veya Kullanıcı Adı

Şifre


  • Şifrenizi hatırlamıyorsanız buraya tıklayınız.

  • Foruma üye olmak istiyorsanız buraya tıklayınız.

Vazgeç Giriş Yap